BU KONSERDE VAR MIYDIN

30.3.12

Cem Adrian

29 Mart akşamı Jolly Joker Balans'ta Cem Adrian terapisi vardı. Konser söylendiği saat olan 22:30'da başladı. Mekanda boğucu olmayan bir kalabalık hakimdi. Hatta diyebilirim ki, gittiğim en hoş Cem Adrian konseriydi. Piyanoda Sezgin Alkan, masum duruşunun eseri olan büyülü parmaklarından huzurlu sesler çıkartırken, Cem Adrian ise bu seslere ışık katarak dinleyicilerine terapi yaptı. Böyle güzel bir uyum, insana ancak bu kadar huzur katabilirdi. 


23.3.12

Pijama "Düşe Kalka" Albüm Lansmanı

21 Mart çarşamba lansman akşamını Pijama severler, olması gerektiği gibi önemsemişlerdi. Roxy'de çok tatlı bir kalabalık vardı. "Tatlı kalabalık mı olur attın" demeyin ayıp edersiniz. Pijama dinleyicisi yüzünden o kalabalık o kadar tatlıydı :) Etrafımda herkesi tanıyor gibiydim.
Konser başlamadan önce Pijama, henüz çok taze çekilmiş olan Bi' Büyük klibini de izleterek, dinleyicilerini özel kılacak bir ana tanıklık ettiler.



18.3.12

Ahmet Can Tekin & 80 KALİBRE & Cem Tekin

16 Mart akşamı Pulp'ta Ahmet Can Tekin & 80 KALİBRE & Cem Tekin gecesi vardı.


Alexandra Stan

16 Mart gecesi Club IQ 'da Rumen asıllı şarkıcı Alexandra Stan vardı. Orada bulunmamın sebebi bir nevi iş amaçlı olmasına rağmen size bu geceden bahsetmek istedim. Alexandra mekana gelmeden önce Beyaz Show'a çıktı. Alexandra'yı bekleyen hayranları, mekanda Beyaz Show'u da izleme şansını da buldular.
Mekan oldukça kalabalıktı. Dinleyiciler Alenxandra'yı sabırsızlıkla bekledi ve nihayet Alexandra ve saksafoncusu sahneye sahneye çıktı. Gece de 5 şarkı söyledi.


12.3.12

Kreş

10 Mart akşamı yine Factory'de buldum kendimi. Factory ile bir anlaşmam var gibi olacak ama bu sefer de tamamen Kreş için oradaydım :) Konser afişinde saati 23:00 görsem de, geç çıkma ihtimalini bu sefer tutturarak 24 sularında mekana girdim. Sahne de Simple grubu vardı. O esnada son şarkısını söyleyip sahneden indiler.
Kısa bir bekleyişten sonra Kreş sahnedeydi. "Zaman Yok" isimli ilk albümden ve son albüm "Kreş Çıplak" tan şarkıların seçilmesi, konsere yüksek dozda enerji verdi. Bu yüzden, çalmadıkları şarkı adına Kreş'e hiç gıcık olmadım :) Gerçekten de sevdim repertuarlarını. Bu arada ses masasına baktığımda Çilekeş grubundan da tanıyabileceğimiz Görkem Karabudak vardı. Evet tonmaister'da denilebilir, böyle mi demem gerekiyordu? Hayır demiyorum yine de:) Görkem masayı kullanarak konsere gayet şıklık kattı :)



10.3.12

Antre

Dün gece Factory'de Antre gecesi vardı.
Mekanda 23 sularında bulundum. Antre'den önce Furkan Akdoğan akustik performansıyla sahne aldı.
Saat artık 1'i bulmuştu ve nihayet Antre sahneye çıktı. Antre'yi ilk kez canlı dinledim. İsmet Tümer'in sevdiğim sesi haricinde, gözlerini kapatarak şarkıları söylemesi dikkatimi çekti. Bunu mu derler, "şarkıyı gerçekten de yaşıyor". O kadarını ona sormadan bilemem ama gözleri kapalı şarkı söyleyen biri hiçte fena gözükmüyordu :) Grubun gitaristi Can Hız, en çok beni eğlendiren oldu. Sabitlenip çaldığına hiç şahit olmadım. Bir sağda bir solda hop havada yerde derken, enerjisi dinleyenlere oldukça fazla geçti. Bas gitarda benim de Sınır grubundan tanıdığım Ferit Keser vardı. Ferit, şahsına münhasır bir arkadaş olduğundan onun ne kadar başarılı olduğunu anlatmam çok uzun sürebilir :) Davulda ise çok sevdiğim ve şimdilerde malesef grubun dağıldığını bildiğim Buz grubundan Tercan Şener vardı. Tercan grubun babası gibi durmuyor mu gerçekten :) İyi varsın Tercan abi :)

6.3.12

Ramadan

Sesini ilk duyduğum anı tam olarak hatırlayamasam da, müzik hayatımda dinleyici olarak oldukça önemli bir yeri var Ramadan'ın. Defalarca Aşık Olasım Var klibini izleyip aşkı çağırarak aylarımı geçirdim ben :) Onu, burun buruna gördüğüm ilk anı ise asla unutamıyorum.

2010'un 29 Mayıs akşamı, Ramadan'ın Ladytron konseri öncesinde Bronx Pi sahnesinde çıkacağını duyduğumda, hemen ablamla karar alıp, ardından da eşini ikna ederek gitme kararı aldık. Aynı gün Miller Festivali'de olduğundan, sevgili eniştem sayesinde ona mı girsek buna mı girsek derken Bronx Pi sahnesine gittiğimizde Ramadan'ın sahneden henüz indiğini öğrendik. Buna rağmen Bronx Pi'ye girdik. Ardından gelen ikinci bir haber ise, bizde dahil olmak üzere içeride ki hemen hemen her dinleyici, Ladytron'un dj setinin bize eşlik edeceğini bilmiyor oluşuydu. Gece, Ladytron şarkılarını çalan bir dj ve gerilmiş hayranlar eşliğinde hafiften hafiften dans etmeye başladı. Bu durumu sineye çekmiş olan bizde dans etmeye başladık.


O da kim?

-Abla ya o Ramadan mı ?
-Evet valla o :) Koş koş


Eniştemi de kolundan tutarak mekanda Ramadan'a doğru koşuyoruz. Bir güzel öpüp enişte beye fotoğrafımızı çektiriyoruz. Nasıl ama gözlerimiz yuvasından fırlamış heyecanımızdan :)




Konser sever

Ah şu kızlar yok mu kızlar, keskin zekaları çözüm arayışları. El ele verdim mi bir yumruk olur ki kafa göz dağıtacak cinsten.

Günlerden bir akşam ki, sarımsaksız yoğurtlu mantının yanına, çeşitli aromalarla votka yudumlanan Ramadan konseri öncesi, kızlarla derin kurtarma planları olan muhabbete dalarız. Önce şu boğazımda düğümlenen yoğurdu sorguluyorum. 
-Neden sarımsaksız arkadaşım? 
-Malum konser var, "hoh" diye soluğumuz sarımsak kokmamalı. 
Ama benim içimde kaldı. Artık bir daha ki mantım kesinlikle sarımsaklı olacak.
Bunu yazmasaydım durumun önemini anlatamazdım. O kadar önemli ki konserler, yaşam fonksiyonlarımızı bile etkiliyor :) 
Konser saati hala gelmiyor. ipod'tan dinlenmeyen şarkı kalmadı. Kafalar da sevdi bu durumu. Sokakta hanım, kafa kağıdında kız, evrensel olarak kadın denilen arkadaşlarımdan sarı ve pembe o akşam benim iş hayatımı sorgular oldular. 
Yaptığım iş bana yetmezmiş. Aslında ben basın danışmanlığı, menejerlik gibi müzikle alakalı bir iş yapmalıymışım. Hmmm, o an tekrar düşündüm de, "haklısınız" deyiverdim. Yazmayı ne kadar çok sevdiğimi bilen pembe, benim hemen bir blog açmam gerektiğini söyledi.
 Yaş 25 olmuş ve ben 13 yaşımdan beri konserlere gittiğim söylenirse bu durumda kızlar haklı. Şimdi 13 yaşımdan beri gittiğim konserleri sil baştan yazacak değilim tabi ki :) Gide gele bir çok izlenim sahibi oldum.  Yaptığım yorumlara bazı müzisyenler bile değer verdi. Hal böyleyken, kafamın içindeki gidilmiş konserleri de harmanlayıp gidilecek konserlerle bütünleştirmeye karar verdim. 
Kaçırdım bak bu konseri de, gidemedim edemedim dur bir Ezgi'den okuyayım da demeyin, çünkü ben herkese ayrı ayrı hitap edecek gibi her tarz konsere de gidemem. Böylelikle önüne gelen benim yazılarımı okuyamaz bunu da açıkça belirteyim. Sonra yok efendim bu kız nasıl konser yazıyor falan demeyin. Aradığınız her konseri yazılarımda bulacak değilsiniz. Bunun bir çok sebebi var. En basitinden her konsere gidecek olsaydım buna ne param yeterdi, ne vaktim, ne de bedenim dayanırdı. 
Gerekli açıklamamı da yaptığıma göre, bundan sonra gittiğim konserlerle bir alakanız olduğunu düşünüyorsanız  fikirlerimi, yaşadıklarımı, fotoğrafları, mekanın atmosferini, hayranları yani konserde ne dikkatimi çektiyse yazılarımda bulabilirsiniz. 
Gittiğim konserleri konserve gibi hafızamda tutarak bir konser sever halinde okuyup yeme vakti gelmiştir. Ben hazırım umarım sizi de hazırlamışımdır :)