BU KONSERDE VAR MIYDIN

12.3.12

Kreş

10 Mart akşamı yine Factory'de buldum kendimi. Factory ile bir anlaşmam var gibi olacak ama bu sefer de tamamen Kreş için oradaydım :) Konser afişinde saati 23:00 görsem de, geç çıkma ihtimalini bu sefer tutturarak 24 sularında mekana girdim. Sahne de Simple grubu vardı. O esnada son şarkısını söyleyip sahneden indiler.
Kısa bir bekleyişten sonra Kreş sahnedeydi. "Zaman Yok" isimli ilk albümden ve son albüm "Kreş Çıplak" tan şarkıların seçilmesi, konsere yüksek dozda enerji verdi. Bu yüzden, çalmadıkları şarkı adına Kreş'e hiç gıcık olmadım :) Gerçekten de sevdim repertuarlarını. Bu arada ses masasına baktığımda Çilekeş grubundan da tanıyabileceğimiz Görkem Karabudak vardı. Evet tonmaister'da denilebilir, böyle mi demem gerekiyordu? Hayır demiyorum yine de:) Görkem masayı kullanarak konsere gayet şıklık kattı :)





Sahne de ilk dikkatimi çeken ise, grupta bas gitar çalan Ufuk Özcan oldu. Nedeni benim için çok kolay. Şu gördüğünüz siyah beyaz yıldızlı askı var ya işte o benim askım :) Yıllar önce bas gitar aldığımda, bana hediye gelen askımın aynısı. Bu dramatik hikayemi de araya sıkıştırdığıma göre konsere devam edebilirim :)
Kreş'i, Popcorn ismi ile dinlemeye başlayanlardan değilim. Pulp'ta dinlemeye başladığımda grubun ismi Kreş'ti. O vakitlerden beri, Kreş konserlerine her gittiğimde, gözlerimi sahneden almamaya çalışırım. Sahneyi izleye izleye dinlerim. Çünkü, grubun vokali Serkan Ferat, her an ani bir değişiklikle konsere devam edebilir. Bu konserde de aynen beklediğim gibi oldu.

"aha evet evet işte bağladı yüzünü gözünü dur hemen çekmeliyim bu anı" derken, işte yakaladım :)
Sadece bu bağla da kalmadı tabi konser, başının üstüne tüylü bir şapka mı desem, taç mı öyle bir aksesuarda vardı tabi ama ben çekemedim. Çok üzgünüm, artık hayal kurarsınız :)
Güzel oluyor konserlerde böyle değişiklik yapmak. Zaten istediğimiz şarkıyı, bir şekilde istediğimiz an açıp dinliyoruz. Konser de görsellik demekse evde, yolda dinlemekten bir farkı olmalı illaki.

Kreş'ten en çok istenen şarkı, "Yarım Kalan Şarap" oldu. Kreş şarkıyı, gecenin sonlarına doğru çalacaklarını söylese de, neredeyse her şarkının sonunda hep bir ağızdan herkes "şarap" diye bağırdı. Oysaki benim en sevdiğim şarkı diye bir şey yoktu. Bir kaç tane olduğundan seslenemedim bile :) Zaten içimden geçenleri hep çaldılar.
İşin aslı Kreş o kadar eğlendirdi ki, sahne önü pogo yapanlarla doldu. Bana çarpmaları umurumda bile olmadı çünkü Kreş'in enerjisi, dinleyicilerden ancak bu şekilde çıkabilirdi. Saate son baktığımda gecenin 3'ü olmuştu ve Serkan'ın ter damlaları artık sahneyi göle çevirmişti :)
Yenisinin derhal gelmesini istediğim bir Kreş konseri daha bitmişti.



Elimde çok fotoğraf yok fakat şu yanda ki  fotoğrafta bir şey dikkatimi çekti. Emrah Atay'ın özel bir konuğu mu varmış? Yoksa o Emrah'ta mı değil? Öyleyse fotoğrafın sağ altında ne var? Sanki biri yere yatmış ve nefes nefese gibi. İnanın ben de anlayamadım. Ama konseri anlatan bir hayali karakter olmuş :)



Laf Aramızda, Kreş, gerçekten de tek bir şarkısıyla değil, enfes şarkılarının oluştuğu tüm albümleri ile başarılı ve gerçek bir konser yapabilen müzisyenlerden oluşuyor.





Gayet dürüst olarak ve yazımın bütünüyle hiç oynamadan telefonumda son an da bulduğum, hani o Serkan'ın başının üstüne tüylü şapka gibi aksesuar takmasından bahsettiğim bölümü hatırlıyorsunuz. İşte o fotoğrafları da koyasım geldi :)



                                                     








Yazının geç yayınlanması adına özür dilerim.

         


           Konser sever olmanız dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder